Marka Tescil Başvurusundan Önce Yapılması Gereken En Önemli Şey
Yayın Tarihi

Markaya yıllarca yatırım yapmış bir girişimci için, başvurunun “benzer marka var” gerekçesiyle reddedildiğini öğrenmek hayal kırıklığı yaratan bir andır. Bu durumun ardındaki temel mesele, başvurudan önce yapılan araştırmanın ya hiç yapılmamış ya da yüzeysel kalmış olmasıdır.
Birebir benzer mi, kafa karıştırıcı benzer mi?
Çoğu girişimci, bir markanın “varlığını” araştırırken sadece harf-harf birebir kelime aramasıyla yetinir. Ancak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), benzer markaları değerlendirirken görsel, işitsel ve kavramsal benzerliği bütünleşik biçimde inceler. Yani “bekkar” ile “bek’kar” gibi yazımı farklı ama telaffuzu aynı markalar bile çakışma riskine yol açabilir.
Sınıf seçimi: çok dar olursa, çok geniş olursa
Marka tescili belirli mal ve hizmet sınıflarında yapılır. Çok dar bir sınıf seçimi, ileride iş kolunuzu genişlettiğinizde sizi korumasız bırakır. Çok geniş bir seçim ise hem maliyeti artırır hem de “gerçek kullanım” yokluğunda hükümsüzlük riski doğurur. Doğru sınıf stratejisi, bugünün ürün portföyü ve 3-5 yıllık iş planı arasındaki dengeyi gözetir.
Tanınmış markalar sürpriz bir engel olabilir
Bazı markalar, kendi sınıfları dışındaki başvurularda dahi koruma alabilir — bunlar tanınmış markalardır. Sınıfınız onların sınıfından farklı olsa bile, marka adınızda “onu çağrıştıran” bir öğe varsa başvurunuz reddedilebilir. Bu nedenle araştırma, sadece kendi sınıfınızla sınırlı kalmamalı.
Sonuç: Profesyonel araştırma, ücretsiz değil; ama redden çok daha ucuz
Bir TÜRKPATENT başvurusu reddedildiğinde, harçlar geri ödenmez. Yeniden başvuru yeniden harç demektir. Profesyonel bir uygunluk araştırması, bu riski %90 oranında azaltır ve aldığınız raporla birlikte hangi düzenlemelerle başvuruya devam edebileceğinizi netleştirir. Yatırımın geri dönüşü, basit bir karşılaştırmayla bile çok yüksektir.